İhracat Akreditiflerinde Risk Nasıl Düşürülür?

İhracat akreditifleri satıcı firmalar açısından işlem başlangıcında belirli bir güven duygusu verse de çeşitli risk unsurları hesaba katıldığında akreditif işlemlerinin ilerleyen süreçlerinde bu duygunun yerini yavaş yavaş endişe ve korku almaktadır.

Malesef Türkiye akreditif kullanılabilirliği açısından diğer ülkelere göre çok gerilerde kalmıştır. Örneğin Çin ve Hindistan gibi ihracata Türkiye’den daha geç adapte olmuş ülkelerin bile yapılan çalışmalar ile akreditif ve dış ticaretin finansmanında Türkiye’den kat ve kat önde oldukları gerçektir. Devam

Akreditifte Risk

Akreditifte Risk

Akreditif hem ihracatçı hem de ithalatçı açısından risk faktörlerinin dengelenmiş olduğu bir ödeme yöntemi olmasına rağmen, akreditif uygulamalarında yer alan tarafların herbiri çeşitli riskler taşımaktadırlar.

Daha önce de açıkladığımız gibi akreditif uygulamalarında ihracatçı ve ithalatçının yanı sıra bankaların da bazı sorumlulukları bulunmaktadırlar. Dolayısı ile akreditif işlemlerinde bankaların , ihracatçı ve ithalatçıların kötü niyetli uygulamalar karşısında risk altında oldukları unutulmamalıdır.

Akreditif işlemlerindeki riskleri genel riskler (tüm tarafların ortaklaşa taşıdığı riskler) , ithalatçının (amirin) taşıdığı riskler , ihracatçının (lehtarın) taşıdığı riskler ve bankaların taşıdığı riskler olmak üzere 4 grupta inceleyebiliriz. Devam

error: Content is protected !!