Akreditif Güvenli mi Yoksa Riskli mi?

Hemen hemen her gün akreditifler ile ilgili pek çok soruya yanıt vermek durumunda kalıyorum. Bana en sık iletilen sorulardan birisi de akreditifin dış ticarette kullanılan en güvenli ödeme yöntemi olup olmadığıdır.

Akreditif şarta bağlı bir ödeme yöntemidir. Akreditif altında ödeme almanın şartı ise uygun evrak ibrazı yapmaktır.

Uygun evrak ibrazına karar verecek olan kurumlar ise bankalar olup, evrak değerlendirmesi yapacak nihai banka ise amir bankadır.

Eğer ihracatçı bir firma uygun evrak ibraz edemez ise bu durumda bankalar rezerv bildirimi yapmakta ve ödeme ile ilgili tüm sorumluluktan kurtulmaktadırlar.

Bu noktadan sonra ise ödeme akreditiften çıkıp, vesaik mukabili ödemeye dönüşmektedir.

İhracatçının riski ise banka harici bir kanaldan evrakların müşteriye iletilmesi ve malların müşteriye teslim edilmesi koşullarında bir kat daha artmaktadır.

Pek çok ülkedeki ithalatçı firmanın ise rezervli evrak durumunda evrakları hemen kabul etmedikleri, rezervli evrakları kabul etmek için çeşitli bahaneler öne sürerek ilave indirim peşinde koştukları görülmektedir.

Hatta bazı durumlarda rezerv sonrasında ödemenin hiç gelmemesi ve bunun neticesinde ihracatçıların çok büyük zararlara uğradıkları yaşanan tecrübelerle sabittir.

Tüm bu vermiş olduğum bilgiler ışığında akreditifin güvenilir bir ödeme aracı olup olmadığı konusundaki soruya bunun tamamen ihracatçı veya ithalatçı firmaların akreditif konusundaki bilgileri ile doğru orantılı olduğu şeklinde cevap verebilirim.

Eğer akreditif konusunda bilgi sahibi iseniz; ne yaptığınızı biliyor iseniz akreditif sizi koruyacaktır.

Aksi halde akreditif ödemeye güvenerek yetersiz bilgi ile yapacağınız işlemlerde ciddi sıkıntılar yaşamanız doğaldır.

Bu durum akreditifin güvensiz bir ödeme yöntemi olmasından değil, sizin bu ödeme aracını kullanamamanızdan kaynaklanmaktadır.

Atalarımız ne güzel demiş, “at binenin, kılıç kuşananın”…